2 Ağustos 2011 Salı

Kötülük

Yine yeni bir yazar ve yepyeni bir kitap, bu hafta sonundan itibaren raflarda olacak: John Brandon'ın Sığınak adlı romanı, ben bu yazıyı yazarken matbaada okur karşısına çıkmak için son işlemlerden geçmekte. John Brandon genç ve ilgi çekici bir yazar, Güney gotiğinin bayrağını günümüze taşıdığı söyleniyor, duru ve doğrudan anlatımı ve kötülüğün sıradanlığına duyduğu özel ilgiyle öne çıkıyor. Roman psikolojik gerilim ögeleriyle örülü, dolayısıyla tüyo vermek ve okuma tecrübesini berbat etmek niyetinde değilim. Yine de Florida'nın ücra bir kasabasında geçen romanın yaşamlarında yedekleri oynayan, geleceğe dair bir umut ve geçmişten kalma herhangi bir ışık taşımayan, hayatın akışıyla savrulan karakterler üzerinden bir suç hikayesi anlattığını söyleyebiliriz. Brandon, NY Times'la yaptığı söyleşide şu kadarını belirtmiş: "(Romanın ana karakterlerinden) Toby ile Shelby'yi yazarken epey zorlandım. Ergenlik çağındalar, bu da deli oldukları anlamına geliyor. Toby'nin yaptığı şeyi anlamak ve empati kurabilmek de epey güç. Onu tasvir etmekten çok keşfetmeye çalıştım sanırım. Ama sevdim onu. Önemli olanı da bu zaten. Onu o kadar çok sevdim ki öyküsünü baştan sona örmek istedim."

(Görselde kağıt, geldiği yere, ağaç halkalarına dönüşmüş halde. Bir ilkokul ezberinden devam: Doğada hiçbir şey yoktan var olmaz ve varken tamamen yok olmaz. Yaşam bir yolunu bulur... Sığınak için geri sayım başladı! Çeviren: Merve Sevtap Ilgın.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme