17 Nisan 2014 Perşembe

Memnun



S: 'Roman yazacak mısın bir gün?' sorusunu bugüne kadar çok soran oldu, biliyorum ama hayatında değişen kimi şeyler, oğlun... Belki bu sorunun cevabı da değişmiştir.

Keret: (...) Bana gelip biriyle çok iyi vakit geçirdiğini, dün gece birlikte olduğunuzu anlatıyorsun mesela. Ben de sana cevaben 'Neden ailesiyle tanışmaya gitmiyorsun?' diyorum. Tıpkı onun gibi bir şey bu da. 

Ben halimden memnunum.

(Etgar Keret, Merve Arkunlar'la gerçekleştirdiği ve Time Out İstanbul dergisinin Mart sayısında yer alan söyleşide, kısa öyküler yazmaya yönelik tercihine yeni bir açılım getiriyor. Halinden memnun, orası kesin :) Görseldeki yerleştirme, Haim Steinbach'ın Once Again The World is Flat sergisinden. )

16 Nisan 2014 Çarşamba

Manzara - II





("Hava güzeldi. Gözleri oyasıya, tohumların gözünü açasıya güzeldi." (Feyyaz Kayacan, 'İyilik Uzmanları;' Gibiciler'de yeralıyor.) Açık havada kitap okuma mevsimi resmen başlamıştır!)

15 Nisan 2014 Salı

Manzara - I





(Londra'dan kitabevi manzaraları. Welsh ile Ferris, Lethem ile Eggers, Foer ile Marcus Aurelius, Nabokov ile Lessing, kol kola.)

14 Nisan 2014 Pazartesi

Gerçek


Her şey canlı, her şey gerçek ve yeryüzü, ayaklarımızın altındaki yıkıntı sadece.*

(Geçen haftaki Londra Kitap Fuarı dolayısıyla blog bir haftalığına mola aldı; bugünden itibaren kaldığımız yerden devam. Görselde, Lorna Simpson'ın Beş Günlük Tahmin isimli işi yer alıyor. * Alıntı, William Butler Yeats'in Kelt Şafağı'nda yer alan Bir Masal Anlatıcısı adlı öyküden; çeviren: Ali Karabayram.)

4 Nisan 2014 Cuma

N-n-n



En zalim ayın ilk cuması ve ilgili notlar:

Yenebilir kitaplar festivali... Kitaplardan ilhamla hazırlanmış yiyecekler yeniyor haliyle, kitaplar değil.

YouTube'a girebiliyorsanız ne mutlu; 11 sıradışı müzik belgeseli, YouTube aracılığıyla. Üzerine, Punk'a ilham vermiş kitaplar.

Küçük Kara Balık sahnede. 

Cem Dinlenmiş'ten seçim oyunu.

Fatih Özgüven'in festival notları. Üzerine, Festivalde görülmesi gereken elli film. Radikal'in antidepresan niteliğindeki filmlere dair yazısı ise burada; iddia şu: Bu filmler hepimize iyi gelecek.

İdefix'in bahar kampanyasına ve yeni açılan Babil'e göz atmayı unutmayın.

Görselde Asmalı Mescit'in güzel abilerinden Rambo yer almakta.

İyi tatiller.

2 Nisan 2014 Çarşamba

Kişisel



Yaşamı veya acıyı tartamazsın. Bütün acılar gerçek ve kişiseldir. Sahip olduğumuz en kişisel şeydir acı. Her birimizi farklı şekillerde yiyip bitirir. Anlayamazsın—

(Hızımızı Tadacaksınız, Dave Eggers. Görselde Eggers ve Vendela Vida, Interview söyleşisi için poz veriyor.)

31 Mart 2014 Pazartesi

Değişim



Politikayı partilere bırakmamamız gerektiğini düşünüyorum; bu, tehlikeli olurdu. "Edebiyat dünyayı değiştirebilir mi" temalı pek çok seminer, pek çok konferans düzenleniyor. Ben edebiyatın değişime katkısı olduğunu düşünüyorum. Sanatın da. Çağdaş sanat sayesinde görme alışkanlıklarımızı değiştirdik, farkına bile varmadan. Kübizm gibi buluşlar vizyonumuza yeni güçler kattı. James Joyce'un Ulysses'te iç monologu öne çıkarması varoluşun karmaşıklığına dair idrakımızı etkiledi. Ama edebiyatın yol açtığı değişimler ölçülemez. Okur ve kitap arasındaki münasebet, huzurlu ve anonimdir.

(Günter Grass, Paris Review söyleşisi. Görselde, Teneke Trampet'in setinden bir kare; solda Grass, ortada Oskar rolündeki David Bennent, sağda filmin yönetmeni Volker Schlöndorff. Fotoğraf filme dair Guardian makalesinden.)


28 Mart 2014 Cuma

N-n-n







İnternet'in kesilmesi olasılığı haziran ayında değerlendirilmiş, şimdi asırlar geçmiş gibi geliyor insana: 'Ya Internetler kesilirse?'

Serbest çağrışım: 'Eski Kasetçilerden Kim Kaldı?'




Sergi: Dostoyevski.

Film önerisi: Doktor Caligari'nin Muayenehanesi. YouTube aracılığıyla - Üzerine, Siegfried Kracauer'in kaleminden gelsin: Caligari'den Hitler'e

Ölmüyoruz... Ölmedikçe. 

Görselde Arter'de devam etmekte olan Marc Quinn - Aklın Uykusu sergisinden bir iş: Yıldızların Görünmediği Yerlerin Haritası.

Esen kalın. Eğer mümkünse.


27 Mart 2014 Perşembe

Realizm


Restoranda kendime ızgara ıstakoz ısmarladığımda asla pişmiş bir telefon getirmiyorlar. 

(Dali haksız değil; çare: sürrealizm.)