15 Ocak 2019 Salı

Rüya





Jacob podcast dinlemeden uykuya dalamazdı. Dinlediklerinin onu yatıştırdığını söylüyordu ama Julia onun insan sesinin yoldaşlığını sevdiğini biliyordu. Jacob yatağa geldiğinde Julia, kabullenmediği bir koreografiye uygun biçimde, genellikle uyumuş olurdu ama arada bir podcast yayınını tek başına dinlerdi. Bir gece, kocası yanında horlarken, kontrollü rüyalardan bahseden bir uyku bilimcinin anlattıklarını dinledi: adamın dediğine göre kişi kontrollü rüyalar sırasında rüyada olduğunu biliyordu. Kontrollü rüya görmek için kullanılan en yaygın teknik gerçek hayatta bir metne -bir kitap veya dergiye, reklam panosuna, ekrana- baktıktan sonra başı çevirmek, sonra aynı metne yeniden bakmayı alışkanlık edinmekti. Rüyalarda metinler aynı kalmıyordu. Bu alışkanlığı tekrarlarsanız refleks halini alıyordu. Refleksi kullanırsanız rüyalarınıza giriyordu. Metnin devamsızlığı rüyada olduğunuzu gösteriyordu ve bunu fark edince hem rüyada olduğunuzu anlıyor hem de rüyanızı kontrol edebiliyordunuz.

(Jonathan Safran Foer, Buradayım; çeviren: Begüm Kovulmaz. Bu romandaki podcast bahsini unutmuşum; Twitter sayesinde anımsadım. Kitap, Kaşık ve Diğer Gerekli Şeyler yeni bölümlerle devam ediyor;  iTunes veya Spotify'da dinleyebilir, dilerseniz Soundcloud'da takip edebilirsiniz. Görsel, The Royal Tenenbaums.)

28 Aralık 2018 Cuma

Hayal

Bir kitabevi zamanın adasında nasıl yaşar, kendini nasıl var eder? Kitap, Kaşık ve Diğer Gerekli Şeyler'de Beyoğlu'nun çeyrek asırlık değeri Robinson Crusoe 389'un çekirdek ekibinden Burçin Kimmet ile sohbet ettik; dinlemek isterseniz buraya buyrun. 🎧

Görseller, Robinson'un Facebook sayfasından; bu kayıtta da bahsettiğimiz imza gününden... Özlüyoruz.






27 Aralık 2018 Perşembe

Kör

"Peki bu işin içinden nasıl çıkacağım? Hesapta, beni gözlem yapmak ve dinlemekte, en ufak ipuçlarını dahi kaçırmamakta usta kılan yirmi beş yıllık tecrübeme rağmen nasıl bu denli kör olabildim de onun durumunu göremedim? Kendi derdimle nasıl bu denli bozabildim kafayı? Onun o hezeyanları ve asabi esprileri nasıl oldu da yanıp sönen ışıkların sara hastalarını etkilemesi gibi etkileyebildi beni? Nasıl sürekli kendi içime, kendi hayatıma dönüp durabildim?"

(David Grossman, Bir At Bara Girmiş. Çeviren: Aylin Ülçer.)

12 Aralık 2018 Çarşamba

Yeni


Etgar Keret'in yeni kitabı, yeni senede, yine ve elbette ki Avi Pardo çevirisiyle... Siren'de.

11 Aralık 2018 Salı

Bakış

...

Bu ara yeniden resim çizmeye başladım ve hayvanlara yoğunlaştım. Tam olarak ne zaman olduğunu gerçekten anımsamıyorum ama Alaska ve Idaho'da çektiğim bizon fotoğraflarını çizmeye koyuldum ve çizim bittiğinde, sanki metin yazılmadan tamamlanmayacakmış gibi göründü gözüme - ve en uygunu, bizonu yaratıcısıyla diyaloğa sokan cinsten bir metindi genellikle.


Bu bizon-ve-metin resimleri bir sürü memeliyi ve bir dizi diyaloğu içerecek şekilde gelişti. Hayvanlar bazen kendi varoluşlarını ya da amaçlarını sorguluyorlar. Bazen Eski Ahit'ten çıkma bir metin onları sarıp sarmalıyor, onlara bir misyon bahşediyor. Gelgelelim hayvan ile görünmeyen Tanrı'nın arasında bir gerilim oluşuyor genellikle ve ben, bunların hepsinde hayvanın ruhunu yansıtmaya çalışıyorum.

(Dave Eggers, LitHub'a bir sergide de derlenen hayvan çizimlerinin hikayesini anlatıyor.)



3 Aralık 2018 Pazartesi

Ödül


Edebiyat dünyasının en önemli payelerinden biri, Nobel Edebiyat Ödülü, bu yıl İsveç Akademisi'nde gelişen bir seri skandal doğrultusunda iptal edildi, biliyorsunuz; duyurular, Nobel Edebiyat Ödülü'nün 2019 yılında iki sahibi olacağı yönünde, tabii eğer akademi kendine çekidüzen verip yeni bir sayfa açmayı başarabilirse... 2017'de Kazuo Ishiguro'nun aldığı ödülün öncesinde, ortalığı ayağa kaldıran tartışmalar yaratacak bir biçimde bir müzisyen, Bob Dylan ödüle layık bulunmuştu.

Gayrı resmi podcast'imiz Kitap, Kaşık ve Diğer Gerekli Şeyler'de, Kırmızı Kedi'nin yayımladığı Nobel Konuşmaları serileri kapsamında yer alan küçük ve şık Bob Dylan kitabının editörü Çağlayan Çevik ile buluştuk ve Bob Dylan edebiyatın neresinde sorusuna yanıt aradık. Sohbetimiz uzun ama Çağlayan kapanışta yayınevi mutfağında olan kimi metinlerden bahsediyor; onları bilhassa not düşmenizi tavsiye ederim. 

Kara Plak tarafından yayımlanan Dylan metni Kayıtlar için buraya, Dylan'ın Nobel konuşmasında andığı Moby Dick için buraya, Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok için buraya ve Odysseia için buraya buyrun. Dylan'ı yeterince "edebi" bulmayanları Çehov öyküleri eşliğinde Blood on the Tracks dinleyerek hayatı sorgulamaya davet ediyorum; tabii bizim sohbetimizi de dinleyebilirsiniz. Kitap, Kaşık ve Diğer Gerekli Şeyler, Soundcloud haricinde artık iTunes ve bağlantılı uygulamalarda mevcut; takip ederseniz seviniriz.

(Görselde Michael McClure, Bob Dylan ve Allen Ginsberg, eski günlerde.)

-------------

Nobel'de son durum neydi, ne olmuştu diyecek olursak: 1901'den bu yana Alfred Nobel'in vasiyeti doğrultusunda (1786'da kurulmuş) İsveç Akademisi tarafından takdim edilen Nobel Edebiyat Ödülü, kuruma uzanan birtakım yolsuzluk ve taciz/tecavüz vakalarıyla sarsılmakta; kabaca anlatırsak (zira olay dallı budaklı) skandalın merkezinde akademi üyelerinden birinin eşi (kendini Akademi'nin on dokuzuncu üyesi -Akademi'nin on sekiz üyesi var- olarak tanımlayan) Jean Claude Arnault yer alıyor ve Arnault, bahis yolsuzluğu ve zimmete para geçirmeden on sekiz kadına taciz ve tecavüze varan suçlarla mahkeme önüne çıkıp -kimi suçlardan- hüküm giyiyor; bu zamana değin otoritesi sorgulanmaksızın icraatına devam eden Akademi ise, bu olayın akabinde bölünüyor ve kimi üyelerin çekilmesiyle herhangi bir konuda karar alabilecek çoğunluğu yitiriyor. Eh, bu da, skandallar bir yana, ödülün neden bu yıl verilmediğini teknik olarak açıklıyor. İsveç Kralı'nın müdahalesiyle işleyişi yeniden düzenlenecek olan Akademi, yeni yapısına kavuştuktan sonra ödülü takdime devam edecek; en azından iddia bu yönde. Arnault'yu mahkeme karşısına çıkaran sürecin, MeToo hareketinin devamı niteliğinde olduğunu ve İsveç basınının, Akademi'deki koltuklara denk sayıda kurbanı saptayarak kadınlara taciz ve tecavüzü aleni bir davranış biçimine dönüştürdüğü herkes tarafından bilinen Arnault'yu hedeflediğini, bu esnada ABD'deki Weinstein vakasından güç aldığını söylemek gerek. Sular henüz durulmuş değil ama beklenen, Akademi'nin 2019 yılının sonbaharı gelip çatmadan yeni işleyiş biçimine kavuşup görevine devam etmesi, Akademi'den uzaklaştırılan suçluların cezalandırılması ve hizipleşmeler sonucunda suça ya da suçlulara arka çıkanların istifaya zorlanması yönünde. 

Nasıl sonuçlanacağını göreceğiz, ama eminim ki, umuyorum ki MeToo'nun değişim rüzgârını hissetmeye, erk zehirini kusa kusa iyileşmeye devam edeceğiz.

30 Kasım 2018 Cuma

Umut




Soru: Romanda kapanışa doğru bir Pessoa alıntısı geçiyor: “Bütün olmak için, var olmak yeter de artar.” Söyleşiyi bağlarken dünyanın dertleri karşısında bu düşünceyi paylaşıp paylaşmadığınızı sormak isterim: Var olduğumuz sürece bizler için hâlâ umut var mı sizce?

Ümitsizliğin ağırlığı son derece büyük. Eğer umutlu olmak istiyorsak umudu kendimiz yaratmalıyız ama. Umutta ısrarcı olmalı, en korkunç zamanlarda bile birbirlerine yardım eden insanların çıktığını ve insanlığın haysiyetinin korunduğunu anımsamalıyız. Bunu söylerken Orta Doğu mültecileri karşısında ahlaki bir sınav veren Avrupa’yı düşünüyorum, ve itiraf edeyim, bazen ben de ümitsizliğe kapılıyorum, özellikle de Donald Trump veya Putin gibilerinin dünyada yarattığı iklimi gördüğümde, ama sonra ümitsizliğe düşme lüksüm yok diyorum kendime. Çünkü ümitsizlik insanı felç eder, onu pasif bir kurban haline getirir. Herhangi bir durumun pasif kurbanı olmak benim kişisel olarak asla, asla kabullenemeyeceğim, beni insan olarak aşağılayan bir şey.

Belki de yazar olmamı sağlayan şey budur: Hakikat anlatısının farklı bakış açılarıyla okunabileceği düşüncesi.

(David Grossman, Cumhuriyet Kitap söyleşisi. Görseldeki iş: Stanley Dove. Aylin Ülçer çevirisiyle Bir At Bara Girmiş, Idefix En İyi 50 Roman seçkisinde 1 Numara.)

23 Kasım 2018 Cuma

Ördek!


Plastik ördekler nereleri gezebilir? İnsanların hayvanlara dair hikâyeler icat edip durma ihtiyacı nedendir? Kurmacada hayvanlar, kendilerini bize nasıl sevdirebilir?

Geçen hafta başladığımız podcast'imiz Kitap, Kaşık ve Diğer Gerekli Şeyler, ikinci bölümünde kurmacada hayvanları ele alıyor. Konuğumuz yönetmen Ayşe Ünal ile okyanusa dökülen 28.800 plastik ördeğin macerasını, Kafka'nın, Orwell'in, Carroll'ın yarattığı kitap kahramanlarını, animasyon ile can verilen kurmaca hayvanları, en sevdiğimiz çocuk kitaplarından Küçük Kara Balık'ı ve Bir Kutup Ayısının Anıları'nı konuştuk.

Dinlemek ve her şey bir yana, aşağıdaki görselde yer alan mandarin ördeğinin hikayesini öğrenmek isterseniz buraya buyrun.