Jess Walter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jess Walter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Hızlı ve tehlikeli


Yazı ele alalım mesela. Hangi yasa o yaz güneşin hissini, yakınlığını ve güzelliğini; kararmış kollarımdaki, ense ve omuzlarımın bronzlaşmış tenindeki sıcaklığını kapsar? Hangi avukat bisikletimin tekerlekleri altındaki yolun kızgınlığını ve spor ayakkabılarımın yerçekimine karşı gelişini açıklayabilir? Belki de kendi temmuz günlerinizin uzunluğunu, bir bisiklet selesindeyken önünüzde uzanan sonsuz ihtimalleri, sokak lambalarının vızıldayıp yandığı bir kenar mahalle boyunca çocukların caka satarak yürümesini, bütün bunların korkusuz duruşunu hatırlıyorsunuzdur. Özlem…

O yaz günler hiç bitmiyor gibiydi. Bir yerlerde bir bilim adamı, zamanın çocukluk ve yaz güçleri tarafından bükülüp esnediğini kanıtlıyordu sanki. Stockholm’deki jüri bu şahsın kaçınılmaz gelişini kolları açık bekliyor; bazı jüri üyeleri sonunda zamanımızın dahisinin çocukluk günlerimizin yetişkinlik günlerimizden daha uzun olduğunu, zamanın bizi kandırmaya çalıştıkları gibi bir çizgi değil, ilerledikçe hız ve tehlike kazanan bir eğim olduğunu kanıtladığı için ağlaşıyordu.

(Körler Ülkesi, Jess Walter. Çeviren: Seçil Kıvrak.)

18 Haziran 2010 Cuma

En kolay yakılan sanat biçimi


Sıfır adlı romanını geçtiğimiz yıl yayımladığımız Jess Walter'ın yeni kitabı Körler Ülkesi, bugünden itibaren raflarda olacak. Körler Ülkesi, Edgar ödüllü yazar Jess Walter'dan hayata, hatırlamaya ve hesaplaşmalara dair tersine bir gerilim romanı. Körler Ülkesi'nden burada önümüzdeki günlerde bahsedeceğiz. Yalnız kitabın; Ölümsüz, Sıfır ve Kaybolan adlı romanlarımızla beraber Soluk Soluğa dizimizden çıktığını belirtelim öncelikle.

Bugünkü Radikal Kitap, yaz için kitap önerilerinde bulunmuş okurlarına; önerilen kitaplardan biri geçtiğimiz hafta New Yorker'ın gelecek vaat eden yazarları arasında yer aldığını duyurduğumuz Jonathan Safran Foer'den Her Şey Aydınlandı. Radikal'in listesi yıl içinde yayımlanmış önemli metinlerin altını çizerek gözlerden kaçmamaları için öne çıkartıyor.

"Roman en kolay yakılan sanat biçimidir. On dokuzuncu yüzyılın ortasında, kasabamızın tüm sakinleri -tüm erkek, kadın ve çocuklar- en az bir roman yazabilecekleri kanısına vardılar...

1850–1853 arasında yedi yüzü aşkın roman yazıldı. Biri şöyle başlıyordu: Ne zamandır düşünmemiştim bu rüzgârlı sabahları. Bir diğeri: Herkesin ilk seferini hatırladığı söylenir; ben hatırlamıyorum. Bir başkası: Cinayet pis bir iştir, ona kuşku yok tabii ama insanın kardeşini öldürmesi bilinen suçların en beteridir.

272 anı kitabı, 66 suç romanı, 97 savaş öyküsü yazıldı. Romanların 107’sinde erkek kardeşini öldüren bir adam vardı. Geleceği merak eden çiftler 29’unda yer alıyorlardı; 68 tanesi bir öpücükle son buluyordu ve 35’i hariç hepsinde “utanç” kelimesi yer almıştı. Okuma-yazma bilmeyenler görsel romanlar yarattılar: kes-yapıştır çalışmaları, oymabaskılar, karakalem çizimler, suluboyalar… Yankel ve Brod Kütüphanesi’ne Trahimbrod romanları adında yeni bir bölüm kuruldu. Ancak yazılmalarından beş yıl sonra sadece birkaçı okunmuştu.

Bir keresinde, yaklaşık yüz yıl sonra bir oğlan bu bölüme girdi.

20 Haziran 2009 Cumartesi

Bütün Dünya Batılı Olduğunda, Güneş Nereden Doğacak?

Jess Walter'ın Sıfır'ı bildiğimiz dünya düzeni ve bireyin buradaki konumuna yönelik eleştirilerle yüklü, karanlık ve düşündürücü bir roman. Maksadından uzaklaşmış bir sistem ile bu sistemin dişlileri arasına sıkışan ve olan biteni anlamaya çalışan bir adamın öyküsünü anlatan Sıfır, günümüz toplumunda bireyin çıkmazlarını psikolojik bir boyut da ekleyerek konu ediyor. 11 Eylül saldırısının ardından gelişen bir olaylar örgüsü üzerinden hareket eden romanın; yer ve zaman belirtmemesine rağmen eleştiri oklarını belli hedeflere kesinlikle yöneltmesi de ilgi çekici.

"Savaş imkansız ama yine de vuku buluyor. Ne var ki, vuku buluyor olması onun imkansızlığını ortadan kaldırmıyor. Yaşanılan şu sistem de saçma, ama yine de işliyor. Ne var ki, işliyor olması onun saçmalığını ortadan kaldırmıyor. Tıpkı gerçeğin varolmasının, gerçekdışının azalmasına yol açmaması gibi."

"Dünya Ticaret Merkezi'ne yönelen saldırı hazırlığının 25 milyon dolar tuttuğu tahmin ediliyor. İleride çekilecek ve aynı konuyu ele alan film için, 250 milyon dolarlık tahmini bir bütçe yapılmış. Kurgu, gerçeklikten çok daha pahalıya mal oluyor." (Jean Baudrillard - Cool Anılar 5. Ayrıntı Yayınları; çeviren: Ayşegül Sönmezay)

Düşünecek çok şeyimiz var. Televizyonları kapatmayı unutmayalım.

17 Nisan 2009 Cuma




Sıfır: 1. Ondalık sayı sisteminde, kendisinin hiçbir değeri olmadığı halde solundaki sayıyı on defa büyüten sayının adı ve işareti. 2. Hiçbir değer ifade etmeyen şey.


Sıfır, kendi hayatını yaşamayı kabullenemeyen bir adamın öyküsü. Bildiğimiz dünyanın sonu. Tüm korkuların ve umutların toplamı. Çarkların arasına sıkışanların mottosu. Uykuyu hayata tercih edenlerin, etrafta dönen dolaplara aldırmayanların, bildiklerini hatırlamayı beceremeyenlerin, aldatırken aldananların ve sürekli aldatılanların, ekran karşısında uyuşarak teselli bulanların, çelişkilerle yaşayanların, sorgulamadan olan bitene alışanların hikayesi Sıfır.


Bu, Sizin Hayatınız.

TELEVİZYONUNUZU KAPATMAYI UNUTMAYINIZ!