philip roth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
philip roth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2011 Çarşamba

Acil


2011 Uluslararası Man Booker Ödülü, geçen hafta Philip Roth'a verildi. Bu karar üzerine jüri üyelerinden biri istifa etti; 50 yıldan uzun zamandır yazan ve ödül komitelerince sıklıkla görmezden gelinen yazarın takipçileri ise büyük bir sevinç yaşadı. Okumadıysanız bu vesileyle bu dev yazarla tanışın ve Portnoy'un Feryadı'ndan Sokaktaki Adam'a, Pastoral Amerika'ya bir uzanın deriz.

David Remnick, New Yorker'da Roth'a yazma hallerini sormuş, cevabı aşağıda:


"Yalnız yaşıyorum yani sorumlu olduğum, vakit geçireceğim kimse yok. Saatlerimin tamamen bana ait. Genelde tüm gün yazarım. Akşam devam etmek istersem salona gitmem, bir başkası bütün gün yalnız kaldı diye onunla vakit geçirmem gerekmez. Öylece oturmam ya da birilerini eğlendirmem gerekmez. Tekrar oturur ve iki-üç saat daha çalışabilirim. Gecenin ikisinde uyanırsam - bu, nadiren başıma gelir ama arada olur- ve aklıma bir şey gelirse ışığı açar ve yatak odasında yazarım. Dört bir yanda şu sarı not kağıtlarından var. Sabaha değin okurum eğer istersem. Eğer beşte kalkarsam ve çalışmak istersem gider çalışmaya başlarım. Böyle çalışırım, nöbetçi gibi. Doktormuşum ve acildeymişim gibi.

Acil olan benim."

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Karanlıkta yazmak

Geçen hafta duyduğumuz bir haber: Jonathan Safran Foer'in Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'ını beyazperdeye aktarmak için start verilmiş, hazırlıklar çoktan başlamış. Oscar garantili bir ekip tarafından hazırlanan film için anılan isimler Tom Hanks ve Sandra Bullock'u da içeriyor. Önyargılı olmamak gerek ama bu isimler karşısında heyecanlandım diyemem; yapım ekibi kitabın çoklu anlatısını koruyacaklarını da açıklamışlar ki bu, iyi bir haber. Yazarın diğer kitabı Her Şey Aydınlandı'nın film uyarlamasında hikayenin bir yarısı hiç kayda alınmamıştı, izleyenler hatırlayacaktır. Her neyse, söz konusu film 2012 yılında ortalığı kasıp kavurmaya niyetli gibi duruyor şimdilik. Yazarın kitabı ilk yayımlandığında Amerika'da protesto sesleri yükseldiğini, Amerikalıların henüz 11 Eylül ile yüzleşmeye hazır olmadıklarını ve romanın fazla 'erken' yazıldığının söylendiğini de hatırlıyorum. Yeterince zaman geçtiğine kanaat getirildi demek ki...