ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2010 Cuma

Öldürdüğüm adam


Çenesi gırtlağının içindeydi, üst dudağı ve dişleri gitmişti, tek gözü kapalıydı, öteki gözü yıldız biçiminde bir delikten ibaretti, ince kaşları bir kadınınki gibi yay biçimindeydi, burnu zarar görmemişti, bir kulağının memesinde hafif bir yırtık vardı, temiz siyah saçları kafatasının arkasına doğru inek yalamış gibi uzanıyordu, alnı hafif çilliydi, tırnakları temizdi, sol yanağının derisi üç şerit halinde geriye doğru sıyrılmıştı, sağ yanağı pürüzsüz ve kılsızdı, çenesine bir kelebek konmuştu, boynu omuriliğine kadar yarılmıştı ve oradaki kan yoğun ve parlaktı, ölümüne o yara neden olmuştu. Sırtüstü yatıyordu patikanın ortasında; zayıf, ölü, neredeyse zarif bir genç adam. Bacakları kemikli, beli ince, parmakları uzun ve biçimliydi. Göğsü göçük ve kassızdı - bir öğrenci, belki. Bilekleri bir çocuğun bilekleriydi...



Bir gözü yıldızdı şimdi.


(Taşıdıkları Şeyler, Tim O'Brien. Çeviren: Avi Pardo.)

2 Nisan 2010 Cuma

Tavşan kaç



Baharın şehre inişinin ardından, şimdi de Paskalya kapıda. Hıristiyan alemi İsa'nın çarmıha gerilmesinin ardından dirilişini kutlayadursun; bu blog, eğer şimdiye değin farkına varmadıysanız altını çizelim, serbest çağrışımlara fena halde açık. Paskalya dolayısıyla akıllarımıza düşen kitap Nick Cave'den Bunny Munro’nun Ölümü oldu. Belki tavşan temasından, belki de yazarın sözlerinden dolayı. Cave, Bookseller söyleşisinde kitabını İncil'e benzettiğini söylemiş; hikayenin finalinde gerçekleşecek olanı okura baştan bildirerek ve ana karakterini kendi akıbetine dair bir farkındalıkla donatarak İsa ile bir akrabalık yarattığını belirtmiş. Sanatçının söz yazarlığında da beslendiği önemli kaynaklardan birinin İncil olduğu düşünülürse bu, Cave açısından şaşırtıcı sayılmaz. Antik Yunan trajedilerini de çağrıştıran görkemli ve çarpıcı bir sonla noktalanan Bunny Munro'nun Ölümü, karakterine ölümünün ardından yarı sembolik, yarı fantezi biçiminde bir yüzleşme alanı da yaratıyor. Bu anlamda ölüm son değil gerçekten de Bunny Munro için, Cave'in şarkılarından anımsayacağımız bir dize gibi, ölüm son değil.