çehov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çehov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Gün gelecek

Metinlerden metinlere kanal açmak, David Foster Wallace'a değindiğimiz şu günlerde çağrışımın cazibesine kapılmamak elde değil. Mark Ravenhill'in Alışveriş ve S.kiş'ini okurken Çehov'un Üç Kızkardeş'inden bir alıntıya rastladım ve burada paylaşmadan edemiyorum: "Oh Tanrım! Zaman geçecek, sonsuzca geçip gideceğiz bizler de; unutacaklar bizi, yüzlerimizi unutacaklar, seslerimizi, kaç kişi olduğumuzu; fakat acılarımız bizden sonra yaşayanlar için sevince dönüşecek, mutluluk ve esenlik gelecek dünyaya ve iyi sözlerle anacaklar bizi, şimdi yaşamakta olanları kutsayacaklar(...)Gün gelecek, bütün bunların, bu acıların nedenini öğrenecek herkes, hiçbir şey gizli kalmayacak, fakat yaşamak gerek şimdi... çalışmak gerek, sadece çalışmak..." Ravenhill sadece italik olan kısmı alıntılıyor oyunda ve alıntı, oyunun bağlamı göz önünde bulundurulduğunda bambaşka bir etki yapıyor. Yabancı basın Wallace'ın Solgun Kral'ı ekseninde yazarın intiharının edebiyattaki etkisinin Cobain'in ölümünün müzik dünyasındaki etkisiyle benzer olduğundan dem vururken, Çehov'un Ravenhill satırları arasından sızıvermesi, bir türlü gelmek bilmeyen bir bahar mevsiminin, en beklenmedik anda, "ben buradayım" demesi gibi... Yaşamak gerek şimdi.

Yazının görseli Sarah Lucas'a ait, Ravenhill'in Alışveriş ve S.kiş'i, Altı Kırkbeş Yayın etiketiyle raflarda.

15 Şubat 2011 Salı

Sürgün

"Sürgün hakkında bir konuşma yapmak için davet edildim buraya. Elime geçen davetiye İngilizceydi ve ben İngilizce konuşmam. Konuştuğumu sandığım bir dönem olmuştu ya da en azından bir zamanlar, ergenliğimde, İngilizcemin İspanyolcam kadar iyi ya da o kadar kötü olduğunu sanırdım. Üzgünüm ama o günler geride kaldı. İngilizce okuyamıyorum. Mektuptan anladığım kadarıyla, burada sürgün hakkında konuşmam gerekiyor. Edebiyat ve sürgün hakkında. Ama tamamen yanlış anlamış olabilirim ki düşündüğümde bu işime de geliyor, çünkü sürgüne inanmıyorum, özellikle de edebiyat kelimesiyle yan yana geldiği zaman." (Roberto Bolano, Between Parentheses. Viyana, Avusturya Edebiyat Cemiyeti Konuşması.)