19 Ocak 2012 Perşembe

Okur

Yazar deyip durduk dünkü yazıda; bugün yine bir yazardan, spesifik olarak Truman Capote'den bahsetmek ve yazarın okuma alışkanlıklarına dair Paris Review'da paylaştıklarını aktarmak niyetindeyim, zira son derece ilham verici (evet, blog yazarınız da kitaplar bir yana etiket, ilan, reklam, pano okumadan yaşayamayanlardan):

Çok fazla okurum. Ve her şeyi okurum; etiketler, yemek tarifleri, ilanlar dahil. Gazetelere tutkuyla bağlıyım - her gün tüm New York gazetelerini, Pazar ilavelerini ve pek çok yabancı dergi okurum. Satın almadıklarımı gazete bayi önünde ayakta dururken okurum. Haftada ortalama beş kitap okurum - normal uzunlukta bir romanı bitirmem 2 saat kadar alır. Macera romanlarından hoşlanıyorum ve günün birinde ben de bir macera romanı yazmak istiyorum. Kurgu tercih etmekle beraber, son yıllarda daha çok mektup, günlük ve biyografi okur oldum. Yazdığım sırada bir şeyler okuyor olmak beni bozmaz - yani, birden dönüp baktığımda başka bir yazarın uslubunu benimsemiş bulmam kendimi. Yalnız bir keresinde, uzun süren bir James okuması esnasında, kendi cümlelerimin feci biçimde uzar olmuştu.

(Capote ile tanışmadıysanız eğer Bukalemunlar İçin Müzik'e ya da Gece Ağacı'na bir göz atın. Pişman olmayacaksınız.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder