16 Ocak 2012 Pazartesi

Çocuk

Vahşi Şeyler, icraatlarını sürdürmekteler! Kitaba gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz. Geçen hafta Eggers'ın en son yayımladığı şeyin bir duş perdesi olduğunu haber etmiştik; Eggers, bildiğim kadarıyla Jules Verne'in meşhur çocuk kitabı Denizler Altında Yirmi Bin Fersah'a yönelik de benzer bir meşgale içinde. Eggers'ın 'aşırı' yoğun çalışma dinamikleri göz önünde bulundurulursa, tek projesinin bu olmadığı tahminini yürütmek pek de zor değil. Geçtiğimiz sene efsanevi Patti Smith ile birlikte bir organizasyonda boy gösteren yazar; acı çekmeden, kendine işkence etmeden, uzun saatler boyunca çalışmadan yazamadığını ve hep bir suçluluk duygusu eşliğinde yaşadığını söylemiş. Üretkenliğini sanıyorum bir nebze buna yormak gerek.

Geçen hafta James Joyce'un telif haklarının serbest kaldığını duyurmuş, çok geçmeden pek çok Joyce çevirisinin karşımıza çıkacağı tahmininde bulunmuştuk - o minvalde, Joyce imzalı bir çocuk kitabından bahsederek çocuk kitaplarına yönelen 'yetişkin' yazarları bahsimizi kapatalım. Joyce'un metni Kedi ve Şeytan adını taşıyor ve torununa yazdığı bir mektupta anlattığı öyküyü aktarıyor. Yazıyı kaparken, soralım öyleyse; çocukluğunuzda okuduğunuz ve sizde iz bırakan kitaplar ya da öyküler neler? Benim soruya refleks olarak cevabım Küçük Kara Balık olsa gerek ama buraya yazar yazmaz başka kitaplar, dinlediğim öyküler vs. aklıma gelmeye başladı; sıralama yapmak zor ve öyküler sonsuz, kıyas imkansız... Sizlerinkileri merak ediyor, paylaşımlarınızı bekliyorum.
(Görselde, Joyce'un Kedi ve Şeytan'ından bir sayfa.)

3 yorum:

  1. Öykü dediniz ama ben de iz bırakan kitap romana kaçsa da Robinson Cruseo'dur. İlk okuduğum kitapların arasında olan Robinson'un o güzel adada yanlız oluşu, o yaşlarda en çok istediğim şeydi. Onu okurken sanki o adada tek başına olan bendim adada istediğimi yapabiliyordum. Mağaram, yazlık evim hatta papağanım bile vardı... Tam sıkılmaya başlamıştım ki yanlızlıktan, Cuma gelmişti. Cuma'ya okuma yazma bile öğrettim...

    Hala bir gün Robinson Crueso'un ki gibi sadece bana ait olan bir adam olur mu diye düşünmeden edemiyorum...

    YanıtlayınSil
  2. Çocukluk dönemim belki de hayatımda en çok, en yoğun olarak kitap okuduğum dönemdi. Bu yüzden beni etkileyen, hatta hayatımın akışına yön veren çok kitap var aslında. Ama en etkilendiğim ve belki de onlarca kez okuduğum kitap Gendaş Yayınları'ndan, Melda Fereli'nin "Tavuk Masalı" isimli kitabıydı. Evlatlık olduğunu öğrenen bir kız ve (o zamanlar benim için, hatta çevremdeki büyükler için de yepyeni bir meslek olan) pedagogu arasındaki ilişkiyi anlatıyordu hatırladığım kadarıyla. Hatırladığım kadarıyla diyorum, çünkü kitabım bir şekilde ortadan kayboldu. Arkadaşlarımdan birine ödünç verdiğim için kaybolduğunu düşündüm ve sonraki yıllarda kitaplarımı kimseye ödünç vermedim; şu anda bile çok nadiren, için titreyerek yaparım bunu. Yıllar sonra söz konusu yayıneviyle iletişime geçtim o kitabı edinmek için maalesef artık çocuk kitapları yayınlamıyorlarmış ve "Tavuk Masalı"nın yeni bir baskısı yokmuş... Uzun yıllar boyunca bana pedagog olma hayalleri kurduran bu kitap dönüp dolaşıp bir gün elime geçerse çok mutlu olacağım sanırım...

    YanıtlayınSil
  3. Benim ilkokulda başucu kitabım Angela Sommer-Bodenburg'den "Küçük Vampir Taşınıyor" olmuştu.
    Kitap temelde Anton adında bir çocuk ve onun garip bir arkadaşının maceralarını anlatıyor. Garip çünkü Rüdiger adlı bu arkadaş bir vampir,üstelik de mezarlık yasağı var ve taşınacak bir yere ihtiyacı var. Taşınmak için de tabutu ile beraber Anton'ların kilerini seçiyor.
    Sonrasında gelsin Rüdigerin bıçkın delikanlı vampir abisi,dişsiz vampir kızkardeşi Anna, korkunç vampir Dorothy teyzesi, en çirkin en kötü kokan vampir yarışması...
    Say Yayınları'ndan çıkan kitabın kapağında
    bir de küçük vampirin, tabutu içinde kitap okurken bir resmi vardı, aynı şekilde oturup okurdum kitabı ben de. Çok güzel bir ayrıntıydı o kapak benim için.

    YanıtlayınSil