19 Nisan 2010 Pazartesi

Kurgu, gerçekler ve sen


Gerçekler kurgudan daha tuhaf olabilir mi? İzlanda'da patlayan yanardağın global yaşam alışkanlıklarına sekte vurmasıyla şimdilik gerçekler kurgu karşısında bir sıfır önde gibi görünüyor. Öyle ya, daha düne kadar adını bile bilmediğimiz (Eyyafyallayöküll, evet, adı bu) bir oluşum hepimizin hayatlarını etkilediği gibi felaket tellallarını (doğruyu söyleyip söylemediklerinden asla emin olunmaz) da kül bulutu, asit yağmurları vs. konularında çeşitli fikirler beyan etmeye teşvik etti. En iyisinin kül bulutu geldiğinde evden çıkmamak olduğu söyleniyor ki bu, domuz gribi paniği koptuğunda da önerilmişti. Hayat devam ediyor ama. Uçakların kalkmadığı ve inmediği Londra şehrinde kitap fuarı bugün başladı örneğin. Gerçekler kurgudan daha tuhaf olabilir mi? Bundan emin olmamız sanırım mümkün değil. Ama günümüz dünyasında yaşamın tuhaf, gerçekten çok tuhaf olduğu tartışma götürmez.

Devamı tuhaf hayatlarımızın gerçeklerini eşsiz biçimlerde kurgulayan bir ustadan, Don DeLillo'dan gelsin:


"Daha önce söyledikleri gibi bulantı, kusma, nefes darlığı yapmıyormuş."

"Ne yapıyormuş?"

"Kalp çarpıntısı ve deja vu hissi."

"Deja vu mu?"

"İnsan hafızasının yanlış bölümünü etkiliyormuş ya da her ne haltsa işte. Bitmedi. Artık ona kabaran bulut da demiyorlar."

"Ya ne diyorlar?"

Bana dikkatle baktı.

"Havadan gelen toksik tehlike."


(Beyaz Gürültü, Don DeLillo; Dost Kitabevi Yayınları. Çeviren: Handan Balkara.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme