26 Ağustos 2014 Salı

Güç



Bazı kitaplar, onları kuşatan tartışmalar ile hatırlanır. Yengeç Dönencesi de, ne yazık ki, yasaklarla anılan kitaplardan biri. Bu konuda ancak şöyle bir tesellimiz olabilir: hakkında açılan davalar ve maruz kaldığı yasaklar bu güçlü metni gölgede bırakmayı başaramamıştır.

On yıla yakın süre yaşadığı Paris’e cebinde on dolar ile gelmiştir Henry Miller... Otobiyografik özellikleri ağır basan romanı Yengeç Dönencesi, yaşam adı da verilen kaosa dair yazılmış en güçlü metinlerden biridir.  Henry Miller’ın Paris’i açlık, umutsuzluk ve iç sıkıntısıyla yoğrulur. Bu güçlü metin, edebiyatı yok edip onu ait olduğu kaynağa, hayata iade etmek isteyen yazarının ‘çağı tüketme’ iddiasını olduğu gibi ortaya koyar; dünya sancısıyla doğmuş, karın gurultuları eşliğinde kağıda dökülmüştür.  Yengeç Dönencesi, zamanın kanser gibi yiyip bitirdiği bir aleme karşı tutturulmuş bir şarkı niteliğindedir.

İnsan olmanın sefaleti son derece dürüst, can yakıcı ve sarsıcı biçimde belgelenmiştir Yengeç Dönencesi’nde. Belki de, dünyanın felaketleri karşısında kahkahalarla gülen yazarın tuttuğu aynadan yansıyanların böylesine ‘sakıncalı’ bulunması, bu yüzdendir.

Fransa’da yayımlandıktan kısa süre sonra ABD topraklarına sokulması yasaklanan ve neredeyse otuz yıl boyunca yasaklı kalan bu metin, bugün çağdaş edebiyatın değerli ve benzersiz klasiklerinden biri. Anais Nin, Amerikan edisyonu için yazdığı önsözde zamanımızın çorak topraklarının derinlerine inerek kazdığı çukurlarda yeraltı baharlarının peşinde olduğunu söylüyor Miller’ın. Hayatta kalmanın, yaşama rağmen yaşamanın belgesidir Yengeç Dönencesi; işte tam da bu yüzden, karşılaştığı engellerin hiçbiri Miller’ın şarkısının duyulmasını, yeraltı baharlarının izlerinin sürülmesini engelleyememiştir.  


Yaşam kavgasının tüm haz ve hüzünlerini yansıtan bu çağdaş klasiği sunarken kitapların yasaklanmadığı bir dünya düşlemekte ısrar ediyoruz.

(Sunuş, Yengeç Dönencesi, Henry Miller. Fotoğrafta Paris, Sanatçı: Ilse Bing.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme