19 Ekim 2011 Çarşamba

84

Haruki Murakami'nin 1000 sayfalık 1Q84'ünün İngilizce çevirisi, sanıyorum Harry Potter'dan bu yana ilk defa, geceyarısından itibaren başlayacak satışı kitapçı kuyruklarına saatler öncesinden giren okurlara sunuldu. (İlk iki cilt bir arada, üçüncü cilt 25 Ekim'de çıkacak.) Edebiyat için büyük mü değil mi tartışılır, ancak çeviri edebiyat için dev bir adım. Murakami, yazarlığının yanı sıra Japonca'ya yaptığı çeviriler ile de tanınan bir yazar; ancak kendi eserlerini kendi çevirmeyi tercih etmiyor. Guardian söyleşisinde bir evlat ve bir eş olarak kendisinden beklenenleri veremediğini, çocukluğunun da pek mutlu geçmediğini söylüyor ve yazarlığın fiziksel anlamda kuvvet gerektirdiğini belirtiyor. Söyleşi epey uzun, Murakami huysuz bir adam portresi çizer gibi... Bütün bunların ışığında hayatta yapmak istedikleri için gereken özgüveni nereden bulduğu gibisinden tuhaf bir soru soruluyor, cevap gayet doğrudan:
"Özgüven mi, gençken? Çünkü neleri sevdiğimi biliyordum. Kitap okumayı seviyordum; müzik dinlemeyi seviyordum ve kedileri seviyordum. Bu üçü. Bu yüzden, tek çocuk olmama rağmen neleri sevdiğimi bildiğim için mutlu olabiliyordum. Saydığım bu üç şey, çocukluğumdan bu yana değişmedi. Şimdi de neleri sevdiğimi biliyorum ben. Özgüven budur. Neyi sevdiğinizi bilmiyorsanız kaybolmuşsunuz demektir."
Bir de şu var tabii → Aomame'nin sorguladığı üzere, DNA'mızı yaymak adına burada bulunuyorsak eğer, bütün bu karmaşanın, bu derin düşüncelerin, hayatlarımızın bu denli tuhaf olmasının nedeni ne? Murakami ruhani bir roman yazmış olabilir mi? Göreceğiz.

1 yorum:

  1. bu 1600 sayfalık romanın basımının en az iki cilt olarak tasarlanması yerinde olur. ayrıca savaş ve barış kadar hacimli olması, murakami okurlarını bile zorlayacak gibi görünüyor.

    not: captcha kodu uygulamasını devre dışı bırakmanızı öneririm. yorum denetimi açık olduğundan bir sorun yaşamazsınız sanırım.

    YanıtlaSil