25 Ekim 2011 Salı

Pençe!

Bugüne kadar edebiyatta altın ayarı tutturmaya çalıştım ben. Duyguları yeniden canlandırmaya, insan davranışını fikir stratosferinde, yani hezeyanın pençesinde sergilemeye çalıştım. Sokrat öncesi yarı keçi yarı Titan bir varlığı resmetmeye. Özetle dünyanın göbeğindeki taşın üzerine bir dünya inşa etmeye, çarmıha çakılmış soyut bir fikrin üzerine değil. Orada burada ihmal edilmiş anıtlara, susuz vahalara, Cervantes'in gözünden kaçmış yel değirmenlerine, bayır yukarı akan nehirlere, gövdelerinde boylamasına dizilmiş beş-altı göğsü olan kadınlara rastlayabilirsiniz. Gauguin'e yazdığı mektupta şöyle demiş Strindberg: "Hiçbir botanikçinin keşfedemeyeceği ağaçlar, Cuvier'in aklından bile geçiremeyeceği hayvanlar ve sadece sizin yaratabileceğiniz insanlar gördüm."

(Henry Miller, Yengeç Dönencesi. Çeviren: Avi Pardo.)
(Görsel Jannis Kouvellis. Henry Miller başyapıtı Yengeç Dönencesi, yakında...Daha sabahın köründe, insan dinçken, gücünün kuvvetinin şafağındayken, bir kitap açmak- ayıp derim buna! (Ecce Homo, Friedrich Nietzsche.))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme