21 Kasım 2011 Pazartesi

Issız!






Tüyap İstanbul Kitap Fuarı, son derece yorucu ve bir o kadar da keyifli geçen on günün ardından sona erdi. Zamanının çoğunu masa başında geçiren bizler için fuar şahane bir tecrübe - okurlarla tanışmak, tercihleri gözlemlemek, sohbet etme fırsatı bulmak ve geri bildirim almak, meslektaşlarımızla aynı havayı solumak bu on günlük süreci -özellikle de vaktimizin çoğunu masalarımızın, kitaplarımızın ve ekranlarımızın başında geçirdiğimiz düşünülürse- çok değerli kılıyor. Yorulmadık mı, yorulduk elbette - çekirdek ekibimizde toplam kilo kaybı 3,5 civarında, yolda geçirdiğimiz saatler toplamda 40'ı buluyor vs. vs. ama çok güzel bir hafta geçirdik, bize uğrayan, fuarı ziyaret eden tüm okurlara en içten teşekkürlerimizle, iyi ki geldiniz...

Bu sene 415,000 kişi ziyaret etmiş fuarı; şimdi, ayakta geçirdiğimiz 10 günlük sürecin ardından zihnimde her şey birbirine karışır gibi ancak, "Beni ağlatacak bir kitap arıyorum, gerçekten ağlamak istiyorum" diyen genç kız, ısrarla "ölüm ile ilgili kitaplar" soran küçük okur (ilköğretim altıncı sınıf öğrencisi gözlüklü bir kız çocuğu), fuarın en minik ziyaretçisi olduğunu sandığım yavru köpek (siyah beyaz, seyahat kutusu içinde) yolda okuduğum Barış Bıçakçı ve Mario Bellatin satırları (Sinek Isırıklarının Müellifi, İletişim - Güzellik Salonu, Notos) ve dost yüzler ile anımsayacağım bu fuarı. Seneye, ulaşım sorununun da Beylikdüzü-Tüyap metrobüs istasyonu sayesinde çözülmesiyle daha güzel bir tecrübe olacağını umuyorum, özellikle uzaklardan gelenler için. Bu yıl fuarda öne çıkan pek çok kitap vardı, ancak henüz basılmadan imha edilmesiyle gündeme düşen OOOKitap, sergilediği kolektif dayanışma tavrıyla fuarın yıldızı oldu. Fuar, bütün bir yıl yapılan işlerin muhasebesi için en ideal zemin bizler için - sağlamalarımızı yaptık, yeni döneme biraz bitkin ama mutluluk içinde adım atıyoruz, bizlerle birlikte olduğunuz için, okuduğunuz için, hepsinden önemlisi kitaplara inandığınız için sizlere tekrar ve sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

Yukarıdaki ilk resim son günün sabahı, diğer ikisi akşam toplanma seansından... Kitaplar kolilere girip standlar boşalınca, pek bir ıssız, pek bir yalnız kalmıştı koca salon, biraz hüzünlü, çorak. Kitapsız kalmayın.

1 yorum:

  1. Bu fuarda sizinle(Siren Yayın) ve Edgar Keret(Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü) ile tanıştım. Çekilen çileye değdi bu sefer :)

    YanıtlaSil