18 Nisan 2011 Pazartesi

Anlat

Ayakkabılar, William S. Burroughs'a ait. Ölümü sonrası bıraktığı şekilde muhafaza edilen dairesinin fotoğraflarını Peter Ross çekmiş. Tüm diğer eşyalar arasında, sanırım en çok ayakkabılar bir şeyler anlatıyor gibi.

Kitaplara, özellikle Karate ile ilgili olana dikkat.

8 Nisan 2011 Cuma

Keyif

Resimde Siren'in kedilerinden biri sayılan Marduk, Jonathan Safran Foer'in Eating Animals'ı üzerinde kestiriyor. Açık olan sayfada Foer, geçtiğimiz günlerde ölen meşhur Kutup Ayısı Knut'tan bahsediyor. Her şeye rağmen, güzel bir hafta sonu geçirmenizi dileriz!

7 Nisan 2011 Perşembe

Yarı kapalı

Görselde, matbaasından ancak kopup elimize ulaşan Şifre Ağacı (Tree of Codes) var bugün. Gündemde feci bir şifre kaosu sürüp giderken Jonathan Safran Foer'in Bruno Schulz'un kelimelerini kullanarak şifrelediği kitapla baş başa kalmak, daralan ruhlar için ilaç gibi. Şifre Ağacı'ndan daha önce de bahsettik burada; okumak ancak şimdi mümkün oldu, çünkü basılıp "hazırlanması" epey uzun sürüyor haliyle, bir süredir kitabı bekliyorduk biz de. Bu koza-kitabı, sayfa ardına boş bir beyaz sayfa yerleştirmek suretiyle okuyoruz, ama elbette, sayfaları üst üste bindirip kelimelerin birbirleri içinde yankı yapmalarını sağlamak mümkün. Sizi bilmem ama ben başlangıç cümlelerine takılırım genelde; Foer, Şifre Ağacı'na, "Yoldan geçenlerin gözleri yarı kapalıydı," cümlesiyle giriş yapıyor.

6 Nisan 2011 Çarşamba

İnanılmaz Yakın

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın ile Her Şey Aydınlandı'nın yazarı Jonathan Safran Foer ile Kaya Genç'in yaptığı söyleşi, bu ayki Vogue Türkiye'de yer alıyor. Foer'in son kitabı Eating Animals, önümüzdeki aylarda raflarda olacak. Geçen hafta Radikal İki'de Karin Karakaşlı şahane bir yazı yazmış Foer'den yola çıkarak, Birikim ise hayvan hakları ve et endüstrisi üzerinden görüşlerine yer vermiş. Vogue'daki resimler Marc Regas imzası taşıyor. Foer'in adını, henüz çekimleri tamamlanmadan Oscar adayları arasında gösterilen Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'ın sinema uyarlaması dolayısıyla daha çok duyacağız.

5 Nisan 2011 Salı

Zihin

“Fiziksel bir tehlike yok,” dedi Doktor kendinden emin bir şekilde. “Tarih boyunca hayaletler kimseye fiziksel zarar vermemiştir. Kurbanlar kendi kendilerine zarar verebilirler sadece. Hatta hayaletin zihne saldırdığı bile söylenemez. Çünkü zihin; düşünen, bilinçli zihin metanetlidir. Burada oturmuş konuşurken bilinçli zihinlerimizde hayalet inancı hiç yok. Dün geceden sonra bile ‘hayalet’ kelimesini söylerken kendimizi tutamayıp hafifçe gülümsüyoruz. Hayır, doğaüstü olayların tehlikesi çağdaş zihinlerin en zayıf olduğu noktadan saldırmalarıdır; o yerde koruyucu batıl inanç zırhımızı çıkarmış, başka bir korunma yöntemi de benimsememiş oluruz. Hiçbirimiz dün gece bahçede koşan şeyin bir hayalet olduğunu düşünmüyoruz, ama dün gece Tepedeki Ev’de bir şeyler olup bittiği kesin ve zihnin içgüdüsel sığınağı -yani kendinden şüphe etmek- eleniyor. ‘Hayal gücümün
ürünüydü,’ diyemiyoruz, çünkü üç kişi daha oradaydı.” “Ben şöyle diyebilirim,” diye araya girdi Eleanor gülümseyerek,“Üçünüz de hayal gücümün ürünüsünüz, bunların hiçbiri gerçek değil.”

"...Öyle hissetsen Tepedeki Ev’in tehlikelerine kucak açmana ramak kalmış olurdu.”


(Tepedeki Ev, Shirley Jackson. Çeviren: Dost Körpe.)

4 Nisan 2011 Pazartesi

Zehir

Yazar hikayesini geliştirirken kendi içindeki bir zehirle karşı karşıya gelir. Zehir yoksa hikaye sıkıcı ve yavan olur. Balon balığı (fugu) gibidir tıpkı: eti aşırı lezzetli, ama yumurtası, ciğeri ve kalbi ölümcül nitelikte toksik. Öykülerim bilincimin karanlık, tekinsiz bir noktasında büyür, zehiri zihnimde hissederim, bünyem kuvvetli olduğu için yüksek dozların altından kalkabilirim. Gençken güçlüsündür; zehirle başa çıkmak daha kolaydır. Ama 40'ını aştın mı güçten düşersin, sağlıksız bir hayatın varsa zehirle başa çıkamazsın. - Haruki Murakami

(Der Spiegel'le yaptığı söyleşide Haruki Murakami koşmaktan ve koşunun yazarlığıyla ilişkisinden bahsediyor. Söyleşi ilginç: Murakami, Salinger'ın Çavdar Tarlasında Çocuklar'ını Japoncaya çevirdiğini belirtip, Salinger'ın kendi zehirinin altından kalkamadığını iddia ediyor. Devam etmekte olan İstanbul Film festivali'nde Murakami'nin İmkansızın Şarkısı adlı romanının sinema uyarlamasını kaçırmayın diyoruz. Yazının görseli May Wilson'a ait. Murakami'nin merakla beklenen 1Q84 adlı romanının İngilizce çevirisi Ekim sonunda yayınlanacak gibi duruyor. Kapak aşağıda, tasarımcı Chip Kidd.)

1 Nisan 2011 Cuma