5 Nisan 2011 Salı

Zihin

“Fiziksel bir tehlike yok,” dedi Doktor kendinden emin bir şekilde. “Tarih boyunca hayaletler kimseye fiziksel zarar vermemiştir. Kurbanlar kendi kendilerine zarar verebilirler sadece. Hatta hayaletin zihne saldırdığı bile söylenemez. Çünkü zihin; düşünen, bilinçli zihin metanetlidir. Burada oturmuş konuşurken bilinçli zihinlerimizde hayalet inancı hiç yok. Dün geceden sonra bile ‘hayalet’ kelimesini söylerken kendimizi tutamayıp hafifçe gülümsüyoruz. Hayır, doğaüstü olayların tehlikesi çağdaş zihinlerin en zayıf olduğu noktadan saldırmalarıdır; o yerde koruyucu batıl inanç zırhımızı çıkarmış, başka bir korunma yöntemi de benimsememiş oluruz. Hiçbirimiz dün gece bahçede koşan şeyin bir hayalet olduğunu düşünmüyoruz, ama dün gece Tepedeki Ev’de bir şeyler olup bittiği kesin ve zihnin içgüdüsel sığınağı -yani kendinden şüphe etmek- eleniyor. ‘Hayal gücümün
ürünüydü,’ diyemiyoruz, çünkü üç kişi daha oradaydı.” “Ben şöyle diyebilirim,” diye araya girdi Eleanor gülümseyerek,“Üçünüz de hayal gücümün ürünüsünüz, bunların hiçbiri gerçek değil.”

"...Öyle hissetsen Tepedeki Ev’in tehlikelerine kucak açmana ramak kalmış olurdu.”


(Tepedeki Ev, Shirley Jackson. Çeviren: Dost Körpe.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder