2 Ekim 2018 Salı

Ayılar ve insanlar






Bir kutup ayısının hayatında sıradan bir gün nasıl geçer? Karada yaşayan etobur memelilerin bu en irileri, bugünlerde küresel iklim değişikliğinin yol açtığı değişikliklere karşın yaşam mücadelesi veriyor. Kutup ayıları, sayıları azaldığı için (yirmi bin civarında) artık zaman zaman boz ayılarla çiftleşiyorlar ve onlara buzların üzerinde değil, açık denizlerde yüzer, hatta kimi zaman boğulurken rastlamak çok da olağan dışı sayılmıyor... Diğer ayılar gibi aylar süren bir kış uykusuna yatmayan bu güzel canlılarda yalnızca dişiler, sonbahar ve kış aylarında gebeyken karda bir mağara kazıp içeride kış uykusu benzeri bir süreç yaşıyor ve bir, iki ya da üç yavru doğurdukları aralık ayından mart ya da nisana değin metabolizmayı yavaşlatarak, yemeden, içmeden, kör ve savunmasız dünyaya gelen anneye tamamen bağımlı yavrularını besliyor. Kutup ayıları, çıkardıkları sesler, yaydıkları kokular ve beden dillerinin yardımıyla birbirleriyle iletişim kuruyor ve pek çok kültürde, insan soyunun ayılardan geldiğine dair inanışlara rastlanıyor.

İnsanların ayılarla etkileşimi, diğer hayvanlara nazaran biraz daha karışık. Özellikle Batı’da çocuklar oyuncak bir ayıları olmadan büyümezken insanlar, tarih boyunca yakaladıkları, avladıkları ya da eğittikleri bu muazzam canlılara hem saygı duymuş hem de onları yermekten, işkence etmekten çekinmemiş. Oysa Rusya’dan Japonya’ya ya da Kuzey Amerika’ya varan folk mitolojilerinde ayılar, belki de iki ayaklarının üzerinde tıpkı insanlar gibi dikilebildiklerinden, insana en çok benzeyen varlıklar arasında anılıyor, öyle ki kimi halklar, insanların ayıya dönüşebileceğine, ayıların insanların bedenine girebileceğine ve ayıların insanların konuştuklarını anlayabileceğine inanıyor.

Ayılar ve insanlar - sınırlar bulanık.

(Yarın buradan devam...)




2 yorum:

  1. Kore mitolojisinde Ungnyeo diye bir karakter var. bu insana (kadin) donusmus bir ayidir.
    Korelilerin onun soyundan geldigine inanilir.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı dizisi, kutup ayılarını çok da tanımadığımı farkettim ilk bölümde.

    YanıtlaSil