Bu yıl bizi takip eden, destekleyen ve dostluğunu eksik etmeyen tüm okurlarımıza teşekkürlerimizle... İyi seneler!
(Bu yıl Siren'de çalanlardan bir playlist, ortaya karışık.)30 Aralık 2011 Cuma
29 Aralık 2011 Perşembe
Kudur!
Dave Eggers'ın Vahşi Şeyler'i önümüzdeki hafta raflarda! Vahşi yazımıza yorum bırakıp kendi vahşi çocukluk anılarını paylaşan okurlarımıza hediyelerimiz olacak, sizin maceralarınızı pazartesiye değin bekliyoruz. Aşağıda, karizmatik insan Karen O'nun Where The Wild Things Are'a yaptığı şarkı, Spike Jonze filminden görüntüler eşliğinde. Yukarıda, azgın çocukların ilahı Calvin ve can dostu Hobbes.
Güzel günler dileklerimizle... Kudurma vakti!
28 Aralık 2011 Çarşamba
Niyet
Saatlerce hayattan, şundan bundan konuşurlardı; evet, mutluyum, hayır mutlu değilim, o kızı özlüyorum, o işi istiyorum, heyecan arıyorum. Çoğunlukla yalan söylerlerdi. İsteyerek değil ama, çıkıverirdi ağızlarından. Bir süre sonra ikisi de bundan sıkılmaya başladı. Bu yüzden borsadan ve spordan konuşmaya başladılar. Sonra Uzi dört-biralık testi icat etti. Basitti: Her üç haftada bir bir bara gidip dörder bira içeceklerdi. İlkini hiç konuşmadan içeceklerdi. İkincisini kendilerini nasıl hissettiklerine dair konuşarak. Üçüncü ve dördüncü birada da öyle. Her seferinde dolgun bahşiş bırakıyorlardı. Bazen kusuyorlardı, fakat mekân sahipleri buna alışmışlardı. Sonra Eytan bir aylık ihtiyati askerlik görevine gitti, ardından Uzi’nin şirkette büyük bir proje hazırlaması gerekti, bu yüzden altı hafta görüşmediler. O altı hafta zarfında Eytan hippi tarzı bir sakal bıraktı, Uzi ise üç kez sigarayı bırakmaya teşebbüs etti.
(Etgar Keret, Buzdolabının Üstündeki Kız. Çeviri: Avi Pardo. Görsel, Martin Puryear'in işlerinden birine ait. Sizler bu yıl nelere niyetlenip nelerden vazgeçmek zorunda kaldınız?)27 Aralık 2011 Salı
Program
Dün çağdaş edebiyat arenasında bu yıl ne oldu ne bitti temalı kısa bir özet geçtik, bugün önümüzdeki günlerde neler yapacağız, kısaca değinmek niyetindeyim. Bu yıl en çok ilgi gören kitaplarımız Shirley Jackson'ın Tepedeki Ev'i, her daim güncel Woody Allen serisi ve David Foster Wallace'ın İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler'i oldu - Téa Obreht, Etgar Keret, Ron Currie Jr., Jonathan Safran Foer, Joshua Ferris gibi özgün kalemler, özellikle Tüyap Kitap Fuarı'nda öne çıkan yazarlarımız arasındaydı. Seneye çok sağlam metinler, yaratıcı işler var programda, bizi izlemeye devam edin. Hepsini şimdiden açıklayıp heyecan kaçırmak olmaz ancak bir süre evvel duyurduğumuz şahane kitaplar var; bunlara tez zamanda kavuşacaksınız. Nevzat Erkmen çevirisiyle Yolda'nın devamı niteliğindeki Big Sur, yine Kerouac'ın 'kayıp' oyunu Beat Kuşağı, yepyeni bir edisyon ve Avi Paro'nun Türkçesiyle Yengeç Dönencesi, Booker ödüllü DBC Pierre'in yeni romanı Harikalar Diyarında Işıklar Söndü, yeni yılın ilk günlerinde biraz keyiflenmek için Dave Eggers'ın Vahşi Şeyler'i, Jonathan Safran Foer'in Eating Animals'ı, Téa Obreht ile birlikte NY Times'ın 5 kitaplık seçkisi dahil hemen hemen tüm belli başlı Yılın Kitapları listelerinde arz-ı endam eden Karen Russell'ın Swamplandia'sı, Sam Lipsyte'ın zeka dolu mizahıyla öne çıkan Talep'i, Jedediah Berry'nin tuhaf polisiyesi Hafiyenin El Kitabı, bu sene sizler için hazırlayacağımız kitaplar arasında. Salvador Plascencia'nın Kağıt İnsanlar'ı, bahar aylarında karşınızda olacak ve blog yazarınız olarak iddia ediyorum, böyle bir kitap okumadınız! Colson Whitehead, David Foster Wallace, Etgar Keret ve Dave Eggers şahaneleri de ufuktalar, onu da çıtlatayım. Pek sürprizli bir yıl var önümüzde, o yüzden Marduk'tu, dünyanın sonuydu falandı filandı diyenlere kulak asmayın, siz yine kitaplarınıza zaman ayırın.
26 Aralık 2011 Pazartesi
Özet
Senenin son haftasına da girmiş bulunmaktayız sevgili okuyucu... Yıl boyu ağır arızalardan mustarip olmak suretiyle yazamadığım zamanlar haricinde -asayiş berkemal neyse ki- her gün güncellenen Sirenin Sesi'ni takip ettiğiniz için sizlere teşekkür ederim öncelikle. Bu yıl çok çalıştık, önümüzdeki yıl dahası için çalışacağız. Sene sonlarında özet geçmek, bu yıl ne oldu ne bitti değerlendirmek adettendir; biz de kendi değerlendirmemizi yapalım. Yerli yazarlardan, bu sene ülkemizde gündem yaratan kitaplardan bahsetmeyeceğim bu yazıda; mevzumuz, çağdaş edebiyatta dünya genelinde ne oldu ne bitti, ağırlıklı olarak ABD ekseninden genele bir bakış... Bu sene bu çerçevede Haruki Murakami'nin 1Q84'ü, David Foster Wallace'ın ölümü ardından yayımlanan The Pale King, Stephen King'in 11/22/63'ü, Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı ve Jeffrey Eugenides'in The Marriage Plot'u çağdaş edebiyatın öne çıkan ve ses getiren romanları oldu. Yenilerden burada sıkça bahsettiğimiz Téa Obreht, Karen Russell, Teju Cole, Stephen Kelman, Erin Morgenstern ve Chad Harbach heyecan yaratan çıkışlar yaptılar. Basılı kitap öldü mü, cenazesi kalkıyor mu vs. tartışıladursun, e-kitap satışları dünya bazında arttı ancak basılı kitaplar, bundan fazla etkilenmiş görünmedi. Her ne kadar Ikea kitaplık üretmeyi bıraktı, artık kitaplarımızı çöpe atıp hayatlarımıza e-reader'lar ile devam edebiliriz temalı haberlere ülkemiz basınında sıkça rastlamış olsak da, e-kitap henüz Türkiye'de beklenen patlamayı gerçekleştirmiş değil. Wikipedia'nın Unesco kaynaklı verilerine göre, basılan yıllık kitap adedi istatistiklerinde Türkiye dünya genelinde 14.cü sırada. (Bilgiler, haliyle henüz 2011'i kapsamıyor; ama son senelere dair kabaca bir değerlendirme olarak ilginçler.) Bunlara karşın burada bahsettiğimiz Şifre Ağacı gibi 'kitap içinde kitap' kurgulu metinler, elektronik ortama aktarılamazlıkları üzerinden değer kazandı. Sıra dışı basılı kitaplar demişken; son filmi Gelecek halihazırda sinemalarda gösterimde olan Miranda July, It Chooses You adlı kitabıyla sokağa uzandı ve ilanlarla bir şeyler satan insanları bulup hikayelerini yazdı; ardından bu eşyaları metinleri ile birlikte satışa çıkarttı ve tüm bu macerayı detaylandıran bir kitap yayınladı - sonuçta It Chooses You, hakkında en çok konuşulan 'iş'lerden biri oldu. Wall Street'i İşgal Et kapsamında pek çok insan sokaklara döküldü; gezgin kütüphaneler eylemleri destekledi; Julian Assange'nin Onaylanmamış Otobiyografisi üzerinden yazar ve yayıncı hayli enterasan bir kavgaya tutuştular ve savaşın galibi yayıncı Canongate oldu; internet kitapçısı Amazon giderek güçlendi ve yayıncılığa soyundu; ABD'de önemli zincirlerden Border's iflas ederken bir zamanlar ortadan kaybolacakları öngörülen küçük kitapçılardan kendi nişlerini yaratanlar dimdik ayakta kaldılar. Beyazperde, edebiyat ile yakın temasını sürdürdü ve pek çok edebiyat eseri sinemaya uyarlandı; Ejderha Dövmeli Kız, Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Kevin Hakkında Konuşmalıyız, Bir Gün, Yardımcı, Sherlock, bunlardan bazıları. Yılın son günlerinde, henüz bitmemiş olmasına rağmen Peter Jackson'ın merakla beklenen Hobbit'inin trailer'ı yayınlandı ve Orta Dünya, yine coşku yarattı.
Nihayetinde sevgili okur, birileri yazdı, birileri hazırladı, birileri yayımladı. Sizler, kitap okudunuz. Dünya benzeri bir gezegen keşfedildi. Bizler, yaşamayı sürdürdük. Halinizin hoş, 2011 özetlerinizin olumlu olması dileklerimizle... Yarın özetten devam.
(Görsel, Aaron Siskind.)
23 Aralık 2011 Cuma
Genç!
Téa Obreht'in Kaplanın Karısı romanı hakkında epey yazdık çizdik, biliyorsunuz. Roman, Amazon'da gün itibariyle 46.cı sırada, NY Times'ın seçtiği 'Yılın 5 Romanı'ndan biri, Goodreads Yılın Romanları'nda ilk 10'da, Entertainment Weekly'nin Yılın Kitapları seçkisinde, 2011 Orange Ödülü'ne layık görüldü ve National Book Award'a aday gösterildi, Publisher's Weekly'nin Yılın Romanları seçkisinde yer alıyor, Library Journal'ın Yılın Kitapları listesinde, daha yazayım mı bilmiyorum, dahası da var çünkü. Yıl biterken, bütün bu referanslar ışığında, siz de kendi listelerinizde bu kitaba yer açın derim; malum, gençlerin yedek kulübelerinde bekletildiği, meydanın genelde 'büyüklere' kaldığı topraklarda yaşıyoruz, genç bir yazarın ne anlatmış olduğuna kulak vermek fena bir fikir sayılmaz. Belki yeni senede, daha az önyargı daha fazla ilham bulma fırsatımız olur.
Cümlemize kolaylıklar dilerim.
(Bu arada Flavorpill, Kaplanın Karısı'nda da bahsi sıkça geçen bir kitabın karakterine, Orman Çocuğu'nun Mowgli'sine bir playlist hazırlamış. Listede Red Hot Chili Peppers, Animal Collective ve Devendra Banhart gibi isimler var. Kitap eşliğinde müzik dinlemeyi sevenler için bir kısmını aktarmayı görev bilirim. )22 Aralık 2011 Perşembe
Favori
Sene sonuna geldik ya, ister istemez bir geriye dönüş kafasının etkisi altındayım, sevgili okur. Müthiş yorulduğumuz ama çok iyi vakit geçirdiğimiz Tüyap Kitap Fuarı'nda birkaç günde bir duyduğumuz bir soru vardı: "Bu kitaplar neyi anlatıyor?" Durup durup bunu düşünüyorum - bütün bunlar, bu kitaplar, bu yazılar, bütün bu olan biten neyi anlatıyor? Paniğe mahal yok; eşyanın tabiatı gereği bu, takıldı mı takılıyor, sizlere de fenalık geçirtme niyetinde değilim. Her neyse, dehşet verici bir başka sorudan bahsedelim, hazır yılın kitapları listeleri dört bir yandan türeyip duruyor, soru şu: "En favori kitabınız nedir?" Yazmak bile tüyler ürpertici, ama özetin bu kadarı da fena değil de ne? Yaşar Kemal, geçtiğimiz günlerde benim de yakından takip ettiğim The Millions adlı kitap sitesinde benzer bir soru cevaplamış, bu yılın kitabının ona göre ne olduğu sorulmuş o da -daha evvel verdiği bir cevaba gönderme yaparak- Erich Maria Remarque'ın Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok'unun bu yılın değil, içinde bulunduğumuz yüzyılın kitabı olduğunu söylemiş ve nedenlerini de belirtmiş örneğin. Bir şeye çok yakından baktığınızda ister istemez miyoplaştığınız muhakkak, ama indirgemek sanıyorum esas sorunlu mesele - soruyu yönelten sizden sadece bir kitap adı duymayı beklerken aklınızdan onlarcasının geçmesi, işte bundan. Bir paragraf hakkınız olsa eğer, konumlandırma ve nedenlerinizi açıklama fırsatınız olsa, soru böyle feci gelmeyecek kulağa... Radikal, okurlarına bir anket yapıyor ve yılın 10 kitabını oylamalarını istiyor örneğin bu günlerde; tartışmaya epey açık bir seçki, bir göz atmanızı öneririm.
Her neyse, ne diyorduk, takılıp kalma eğiliminden bahsediyorduk ve ben Téa Obreht'in çiğnenen onurundan bahsedecektim... O da yarına kalsın öyleyse. Haliniz hoş olsun.
21 Aralık 2011 Çarşamba
Film
Okuyucu ve Saatler'den hatırladığımız Stephen Daldry'nin Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'ı sinemaya uyarladığından ve filmin 2011-2012'ye damgasını vurmasının beklendiğinden burada bahsettik daha önce. Ben kendi payıma şüpheci tavrımı korumaktayım; filmin ilk gösterimi 25 Aralık günü yapılacak, ülkemizde de mart ayında izleme fırsatı bulacağız. Bu arada Stephen Daldry Variety'ye konuşmuş, iddialı da konuşmuş - sinemaya uyarlanamayacak kitap olmadığını söylemiş örneğin, tiyatro kökenli olduğu için en zor işlerin altından kalkabildiğini, yazarlarıyla yakın mesafede çalıştığını vs. belirtmiş. Bunlar bir yana, Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'ın duygusal yükünü beyazperdeye aktarmak için çok çalıştıklarını ve bunu başardıklarını belirtmiş. Söylemiştik, Daldry olsun, Forrest Gump'a imza atmış olan senaryo yazarı Eric Roth ya da Tom Hanks - Sandra Bullock ikilisi olsun; kadro buram buram Oscar kokuyor. Film kitaba haksızlık etmeksizin yansıtabilecek mi anlatılanları, onu bekleyip göreceğiz.
(Bu arada Baz Luhrman'ın Muhteşem Gatsby'sinden bazı fotoğraflara rastladım Daldry'nin sözlerini tararken. Bu uyarlamada Leonardo DiCaprio ve Tobey McGuire bir arada yer almışlar ki -üzgünüm ama- Tom Hanks/Sandra Bullock ikilisinden de fena bir eşleşme ortaya çıkmış sanki. Onu da izleyecek ve göreceğiz.)






