çember etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çember etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2018 Salı

Saklı!



Bu filmle, The Circle ile ilgili en iyi şey, Tom Hanks'in, Silikon Vadisi'nden çıkma gıcık teknoloji adamı rolüne cuk oturmuş olması sanıyorum...

Bu tanıtım filminin altında bir de Mark Zuckerberg bağlantısı bırakayım da gelecek, şimdiki zaman, hepsi birbirine karışsın.

Distopya mı demiştik? Bir daha düşünelim.


15 Şubat 2017 Çarşamba

Çember


Bunu dün atlamışım, yeni trailer, bugün buyrun: Çember, baharda sinemalarda. Tüm kadro için buraya.

Emma Watson rolüne müthiş uyum sağlamamış mı?

14 Şubat 2017 Salı

Müjde!


Bugünlerde beni sevindiren pek çok şey oldu ama sanırım en büyük sevinçlerimden biri, Fenerbahçe'nin efsane oyuncusu Ekpe Udoh'un bizim kitaplarımızdan birini, Dave Eggers'ın Çember'ini Kitap Kulübü için seçmesiydi... (Bunu yazarken ağzım kulaklarımda, siz düşünün :-)) Ekpe'nin Kitap Kulübü'ne buradan kayıt oluyor, sonra, belli tarihlerde Twitter'da dönecek tartışmalarda  etiketini kullanarak kitap hakkında konuşuyorsunuz; mevzu gördüğünüz gibi gayet basit ve keyifli. Ekpe daha önce takipçileriyle Kürk Mantolu Madonna'yı ele aldı, fakat şimdi, anladığım kadarıyla herkes kitabı beraberce okuyacak, duyurulan tarihler doğrultusunda aynı sayfalarda olmaya çalışacak - eğer okumadıysanız, size de bu kolektif okuma deneyiminin bir parçası olmanızı öneririz, biz tartışmaları zevkle takip edeceğiz.

Duyurumuzu da yaptığımıza göre, bu Çember bahsini romanla örtüşen güncel bir haberle, Apple'ın uzay üssü misali yeni yerleşkesinin açılış tarihinin yaklaştığı 'müjdesiyle' bitirelim... Kitabı okuduysanız eğer, üzerine sos niyetine birkaç bölüm Black Mirror izleyip Twitter timeline'ınıza bakmanız tir tir titremeniz için yeterli olacaktır, zira dünyanın hali, biz altını çizsek de çizmesek de epey fena.

Çember, yakın geleceğin ve uzak olmasını diyeceğiniz ihtimallerin romanı. Ve gelecek, çok yakında, kapınızda.

(Video'daki iş Aristarkh Chernyshev'e ait 2007 tarihli Loading; Whitechapel Gallery'nin Electronic Superhighway sergisinden.)





8 Aralık 2016 Perşembe

Kulüp

Emma Watson'ın bir kitap kulübü kurduğunu, bununla da kalmayıp kendi eliyle yazdığı notlar içeren yüz adet kitabı Londra metrosunun çeşitli noktalarına gizlediği yolundaki haberleri okudunuz mu bilmiyorum, ama ben şahsen bu gibi girişimlerden etkileniyorum, benzer bir haber de Fenerbahçeli basketbolcu Ekpe Udoh'un kitap kulübüne dair, yalnız bu vakada olay Türkiye'de geçiyor ve Ekpe, takipçileriyle birlikte okumak üzere Kürk Mantolu Madonna'yı seçince (Ekpe elbette ki İngilizcesini okuyor) türlü tepki alıyor. (Tepkileri okumak için bu twit'in altına buyrun.) Her neyse, Ekpe, yazın Dave Eggers'ın Çember'ini okuyordu, onu da belirteyim ve buradan bir sıçrayış ile tekrar Emma Watson'a uzanayım: Watson, Dave Eggers'ın Çember romanından uyarlanan filmde başrol oynuyor, Mae'den daha Mae olmak mümkünse, öyle bir şey olmuş burada kanımca, okuyanlar hak verecektir sanıyorum.

Emma Watson'dan Emma Watson'a uzanan bu yazı, Çember'in tanıtımıyla sonlansın, buyrun, aşağıda:

28 Temmuz 2016 Perşembe

Bilmemek


Yüzünü güneye dönerek ışıkları, köprüleri, körfezi Pasifik’ten ayıran çıplak, siyah tepeleri görebileceği şekilde oturdu. Birkaç milyon yıl önce tüm bunların sualtında olduğunu söylemişti biri ona. Tüm bu dağlık burunlar ve adalar eskiden o kadar derindeydi ki okyanus tabanındaki sırtlar olarak tanımlanabilirlerdi ancak. Gümüşî körfezin öte tarafında bir çift kuş gördü, balıkçıl ya da akbalıkçıllar, alçaktan uçarak kuzeye doğru gidiyorlardı. Mae bir süre oturup aklını başıboş bıraktı. Hemen altındaki oyukta bir ihtimal yaşayan tilkileri geçirdi aklından, sahilde taşların altında bir ihtimal saklanan yengeçleri, yukarıdan bir ihtimal geçen arabalardaki insanları, limana yanaşan ya da görülebilecek her şeyi görmüş, iç çeken yolcularıyla limandan ayrılan şilep ve tankerlerdeki erkekleri ve kadınları. Etrafını saran derin sularda belli bir amaçla dolaşarak ya da amaçsızca sürüklenerek yaşama olasılığı bulunan her şeyi bir bir tahmin etti ama hiçbirini uzun uzadıya düşünmedi. Etrafında mümkün olan milyon tane çeşitlemenin bilincindeyken çok bir şey bilmediği, asla da bilemeyeceği düşüncesiyle avunmak yeterliydi.

(Çember, Dave Eggers; çeviri: Handan Balkara. Görselde, Anish Kapoor'a ait bir iş yer alıyor, adını maalesef bilmiyorum, kayıtlarım karışmış, ama fotoğrafı ben çektim. Bu hafta çeşitli mecralarda daha evvel yayımlanmış birtakım yazılarımdan kesitler paylaştım, nasılsınız bilmiyorum ama ben, kitapların yardımı ve vasıtasıyla kendime gelmeye çalışıyorum, sizlere de aynını öneririm, işe yarıyor... Bibliyoterapi!)

 

21 Temmuz 2016 Perşembe

Karanlık


"Bir şeyler yakalama arzusuyla bir sürü video çekiyor, sürekli bir şeyler paylaşıyor ve sosyal medya akışını durmaksızın takip ediyoruz, kaçırmaktan korktuğumuz heyecan verici bir anın, duygunun ya da deneyimin peşinde... Gelgelelim hayata dair şeylerden yakalamayı en çok istediklerimiz, nihayetinde, buna imkan tanımayan cinstendir belki de."

Sor kendine... sosyal medyada asıl takip ettiğin, peşine düştüğün, ihtiyaç duyduğun nedir diye... Yansıyan nedir... Ekrandaki ile senin arandaki fark, mesafe nedir... Seni bunca besleyen ve yine de aç bırakan nedir?

Dave Eggers'ın, bugünün sözde şeffaf karanlıklarını mükemmelen anlattığı romanı Çember, şimdi tüm kitapçılarda.

(Alıntı, Facebook'ta müşteri hizmetlerinde işe başlayıp Mark Zuckerberg'in metin yazarlığına yükselen Katherine Fosse'den; The New Yorker'da yayımlanan 'Sharing is Caring is Sharing' adlı makalede geçiyor. Görselde, Edward Hopper'ın Sunday'i, Nastja Pitchek'in Emoji Nation projesi kapsamında çağa maruz kalmış halde.)

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Hak



S: Bugün özgürlüklerimizi tehdit eden en önemli unsur nedir sizce?

C: Kimin hakkında, neyi bilmek istersek isteyelim öğrenme hakkımız olduğunu sanmamız.

(Dave Eggers, Telegraph söyleşisi; Dave Eggers mahremiyetin önemini savunuyor; etrafımızdaki Çember, giderek daralıyor. Çember, Handan Balkara'nın çevirisiyle şimdi raflarda.)

28 Haziran 2016 Salı

Farklı


S-biçimli Sarmaşık, Alexander Calder.

Çember'i yazmaya nasıl karar verdiniz?

Yirmi yıldır Kuzey Kaliforniya'da yaşıyorum ve internetin iniş ve çıkışlarına şahit oldum. Bazı notlar tutuyordum bu süreçte, belki bir romana dönüşebilir diye. Birkaç yıl önce internette devleşen bir şirkette çalışmaya başlayacak genç bir insanın gözünden yazmaya karar verdim. Bu şirket Çember'di; buradan yola çıkarak sonraki unsurları oturttum.

Çember Facebook, Twitter, Google ve birtakım kurmaca oluşumları da bünyesine katmış bir şirket. Araştırmanızı ne ölçüde gerçeklere dayandırdınız?

Çember'in başka şirketlerle karıştırılmasını gerçekten istemedim, bu yüzden fazlasıyla tanıdık gelecek birtakım niteliklere sahip olmasından kaçındım. Gerçekte var olan bu internet şirketlerinin hiçbirine adım atmadım veya orada çalışan hiç kimseyle konuşmadım. Çember'in bunlardan tamamen farklı olmasını istedim.

(Dave Eggers'dan Çember, çok yakında, raflarda. Alıntı, Telegraph söyleşisinden.)

27 Haziran 2016 Pazartesi

Gölge



E-posta'nı kontrol et, yanıt bekleyen mesajlara yanıt yaz. Twitter'a gir, mention'lara cevap at. Facebook'da durum güncellemesi yap. Instagram'a bir fotoğraf at. Foursquare'de nerede olduğunu belirt, yorumlara bak. Arkadaşına Snap atmayı unutma, sana gelen snap'lere yanıt yaz. Görsel çok iyiymiş, hemen Pinterest'e at. Yazı çok uzun, Pocket'a kaydet. Timeline'a bak, gündemi kaçırma. Facebook'ta birileri duvarına bir şeyler yazmış, yanıtsız bırakma. Messenger'da mesajlar birikmiş, hepsini cevapla. WhatsUp grupların okunmamış mesajlarla dolmuş, bir ara oku ve yanıtla. Adımölçen uygulamaya gir ve o gün kaç adım attığına bak, belki biraz yürümeye ihtiyacın vardır. Hava durumu uygulamasından önümüzdeki haftaki durumu kontrol et. Son güncellemenin üzerinden epey geçmiş, Twitter'a gir ve gündem neyse fikir bildir. Blogunu güncelle, Tumblr'ını yenile, telefonunu yedekle, statünü güncelle, beğen butonuna tıkla, beğenmediklerin hakkında ileti yolla. Mesaj gönder, güncelle, mesaj gönder, yenile, anı kaydet, kaydettiğini paylaş, güncelle.

UNUTMA: KİMSE NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ GÖREMEZ.

(Dave Eggers'dan Çember, Handan Balkara'nın çevirisiyle çok yakında raflarda. Görselde, Tadao Ando imzalı meditasyon alanı, UNESCO, Paris.)

9 Haziran 2016 Perşembe

Denge


S: Çember adlı romanınız, Google, Facebook ya da benzer bir teknoloji şirketini mi esas alıyor?

Hayır, hayır. Roman, Çember adlı büyük bir teknoloji devinin diğer tüm şirket ve yapıları kendi bünyesi altında topladığı bir zamanda geçiyor. Çember, sosyal medya ve tüm diğer arama fasilitelerini tek bir sisteme entegre ederek çabucak büyüyen ve güçlenen bir oluşum.

S: Bahsettiğiniz şirket ortamı hayatın içinden fırlamış gibi. Silikon Vadisi'ndeki benzer yerlere ya da bilhassa Google'a uğradığınızı düşünenler çıkacaktır.

Bir noktada oralara gidip gezmem gerektiğini düşündüm ama kitabı gerçek dünyada var olan herhangi bir şeyle ilişkilendirmek istemediğim için vazgeçtim. Google, Facebook, Twitter ya da diğer Internet şirketlerine yolum düşmedi. Buralarda çalışanlarla görüşmedim, bu şirketler hakkında yazılmış kitapları okumadım. Gerçek bir şahıs veya şirketten etkilenmek istemedim. Ama uzun zamandır San Francisco civarında yaşıyorum, haliyle bütün bunlara oldukça yakın sayılırım.

S: Çember pek çok yeni programı devreye sokuyor, yeni sistemler keşfediyor. Gerçek dünyada teknolojinin ilerleme hızını göz önünde bulunduracak olursak, çağa yetişemeyeceğinizden endişelendiğiniz oldu mu?

Çember gibi bir şirketin geliştireceği, hafiften kötücül bir şey düşündüğüm pek çok sefer öyle bir şeyin ya da daha radikal bir şeylerin geliştirildiği hakkında haberlere denk geldim aslında. Aynısı yazılım adları ve sistem özelllikleri konusunda da geldi başıma. Halihazırda varolduklarını öğrendiğimde romanda kullandığım birkaç ismi değiştirmem gerekti. Ama esasen, teknolojinin kendisine dair değil de, onun insanlık anlayışımız ve dengeye dair neleri değiştirebileceği, ne anlama geleceği hakkında yazdım ben. 

(Dave Eggers, çok yakında Handan Balkara'nın özenli çevirisiyle okurla buluşacak romanı Çember'den bahsediyor. Distopya hiç bu kadar tanıdık olmamıştı... Yakında, kitapçılarda.)


8 Haziran 2016 Çarşamba

Çember!







(Görseller Berlin, Frankfurt, Milano kitapçılarından, Çember ortalığı inletti zira. Sonuncu fotoğrafta Nam June Paik'in kült robot işlerinden biri, Tate'te sergide. Çember, çok yakında, tüm kitapçılarda...)

8 Ocak 2014 Çarşamba

Göz



Boston maratonu bombalı saldırısından sonra, şehrin güvenlik kameraları sayesinde şüpheliler birkaç gün içinde tespit edildi. Şaşırtıcıydı bu ve anketlere göre çoğu kişi eğer güvenliği artıracak ya da Boston saldırısındaki gibi suçluların yakalanmasını sağlayacaksa bu kameraların yaygın olmasını -dışarıdayken her an gözetleneceklerini bilerek- tercih ediyordu. Anket sonuçları mahremiyet savunucularını şaşırttı. Londra da kameralarla kaplı tabii. Yaygın biçimde kamera kaydı alından şehirlerde sanırım gözetleme varsa suçların da önleneceğine dair bir umut oluyor. 

Sadece otoritelerin değil de herkesin ya da herhangi birinin bizi her an izlediğini düşünürsek daha ahlaklı insanlar haline gelir miyiz?  

(Dave Eggers, kameralarla gözetlenen, ister internette ister sokakta olsun hareketleri takip ve kayıt edilen yeni çağ insanlarına ağır sorular yöneltiyor - söyleşinin tamamı Telegraph gazetesinde. Eggers'ın burada bahsettiği meselelere acayip bir mizansen dahilinde değindiği kitabı Çember (The Circle) -ki kendisi geçtiğimiz senenin yıl sonu listelerinde ortalığı resmen kasıp kavurdu- bu yılın sonunda raflarda olacak - bir başka Eggers şahanesi, Hızımızı Tadacaksınız ise şimdi mutfakta, son hazırlık aşamasında. Görselde SpY'in Madrid'deki güvenlik kameraları temalı yerleştirmesi, daha fazlası için, buraya. Aşağıda, bir Banksy klasiği, CCTV.)